Son Güncelleme: 13 Ekim 2014 09:13
Demokrat Eğitimciler Sendikası İl Başkanı Nihat Örs, ülkeyi bir ağ gibi sarmaya başlayan terör eylemlerinin artarak devam etmesinin son derece kaygı verici olduğunu belirterek, “Terör bilinçli ve planlı bir şekilde tırmandırılarak kargaşa ortamı yaratılmaya çalışılıyor” dedi.
Terör örgütünün kaos ortamı yaratarak hâlâ saldırılarda bulunduğunu her durumu kendi lehine çevirmek için çaba gösterdiğini bunun içinde vatan evlatlarını şehit etmekten geri durmadığını söyleyen DES İl Başkanı Nihat Örs terörist örgütlerle aynı yolda yürünemeyeceğinin, onlara bel bağlayarak yola çıkılmayacağının son gelen şehit haberleri ile bir kez daha ortaya çıktığını belirterek ‘Yine baba ocaklarına ateş düştü. Yine çocuklar yetim kaldı.Yine içimize ateş düştü. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.’ dedi.
Türkiye üzerinde oynanan oyunların Türkiye’nin birinci sınıf bir coğrafyada ve her zaman gelişme potansiyeli olan bir konumda olmasından kaynaklandığını ifade eden DES İl Başkanı Nihat Örs bunun için de ülkenin geleceği planlanırken çok dikkatli adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Çözüm süreci ile başlayan çeşitli uygulamaların PKK ve siyasi uzantıları tarafından hep bir kazanım olarak algılanmasının önüne geçilememesinden kaynaklanan bir sürecin getirdiği bir noktada ülkenin kargaşaya sürüklenerek, Kobani bahanesinin arkasına sığınarak hedefe ulaşmak istendiğinin altını çizen Örs “Bu ülkede zorla kardeşi kardeşe düşürmek istiyorlar.
Bu vatanın kutsallarına saldırarak insanları tahrik ediyorlar. Yakıp yıkarak güç gösterisi yapıyorlar. Sınırlarımız dışında olan olaylardan dolayı bizim insanlarımız ölüyor. Okullar kundaklanıyor. Yakılan yıkılan yerler yağmalanıyor. Ülkede bir savaş senaryoları denenmek isteniyor. Bu duruma nasıl gelindiğini görmek derin strateji bilmeyi gerektirmemektedir. Maalesef PKK ve yandaşları cesaret alıcı bir konuma gelmişlerdir. PKK silah bırakmamış, ülke dışına çıkmamıştır. Olaylar terörist başının İmralı’dan söyleyeceği sözlerle yönlendirilir konuma gelmiştir.
PKK gerek içte gerekse dışta bağlantılarını kuvvetlendirerek bugünkü eylemleri yapacak hale gelmiştir. HDP’nin olaylar sırasında akıllara ziyan kışkırtıcı açıklamaları bunlara ne kadar güvenileceğinin bir göstergesidir. Ancak her ne olursa olsun Türk Devleti bu terör olaylarını sonlandıracak güce sahiptir. Bu vatan birileri istiyor diye bölünmeyecek kadar sağlam temeller üzerine kurulmuştur. ”dedi.
Suriye ve Irak’ta İŞİD’in sünni bir örgüt olarak gösterilmesinin mezhepsel olarak Şii karşıtlığı ile Hanefiliğe karşı bir blok oluşturma gayretinin bir ürünü olduğuna değinen Örs, İŞİD’in katı Selefi yapısının terörü beslediğini söyledi . Örs,’ Sınırlarımızın hemen dibinde yaşanan terör olayları sadece güvenlik açısından değil mezhepsel olarak da Türkiye’yi tehdit etmektedir. Türkiye’de son zamanlarda ortaya çıkan Selefilik ve Vahhabilik hayranlığı tesadüfen oluşan durumlar değildir.. Türkiye’nin Hanefi- Maturidi ekolünün yaygın olduğu bir ülke olması, katı selefiliğin dini yorumlara kapalı olması, felsefeye, eleştirel düşünceye, tasavvufa açık olmaması açısından da değerlendirilmeli ve önlemler alınmalıdır. Batılı devletlerin ve istihbarat örgütlerinin İŞİD üzerinden yapacağı faaliyetler izlenmelidir.’ İfadelerini kullandı.
Türkiye’nin geçtiği şu hassas dönemde sendikaların daha derleyici toparlayıcı olarak toplumun önüne çıkmalarının daha doğru bir yöntem olacağını düşündüklerini kaydeden DES İl Başkanı Nihat Örs,’ Yakıp yıkanlarla beraber aynı karede olmak, terörü masum gösterecek toplumu gerginliğe sevk edebilecek davranışlardan kaçınmalıdır. Türkiye’nin herhangi bir yerinden gelecek olan kötü bir haber hepimizi üzer. ’dedi.
Açıklamasında kurumlardaki çalışma ortamının bozulduğuna, iftiranın, adam kayırmanın, insanların düşüncelerine göre ayrıştırmanın giderek yerleştiğine de değine DES İl Başkanı Nihat Örs ‘Kamu kurumları iftiranın, adam kayırmanın, yandaşı korumanın yeri olursa adalet duygusu yerle bir olur’ şeklinde konuştu. Örs açıklamasına şu cümlelerle son verdi.” Üzülerek görüyor ve yaşıyoruz ki kamu kurumlarında dezenformasyon her geçen gün artmaktadır.
İnsanların düşüncesinden dolayı veya iftira atarak fişleme iddialarının ayyuka çıktığı, hukuksuz uygulamaların ve baskıların olduğu bir kamu düzeni geleceğimizi çalmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi süreçten faydalanmak isteyen iftiracı, fesat, kul hakkı yemekten çekinmeyen makam düşkünlerinin, fasıklık yapanların ve omurgasızca davrananların ildeki kamu kurumlarında itibar gördüğü bir çalışma ortamı çocuklarımıza bırakacağımız en kötü miraslardan biridir. Milli Eğitimde de bu kötü miras üzülerek görüyoruz ki yerleşmektedir.
Müdür atamalarından sonra huzursuzluk daha da artmıştır. Objektiflikten uzak değerlendirme sorularının, nasıl verildiği açıklanamayan puanlamaların olduğu, hakkı yenilen insanların ekmekleri ile oynandığı bir ortamda adalet yoktur. Vicdanın, adaletin kalmadığı bir kamu düzeni ile mutlu bir gelecek inşa edilemez. Haksızlığı, hukuksuzluğu kim yaparsa iftira atarak kul hakkı yerse bir gün karşısına çıkacaktır.”
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





Jandarma ekipleri trafik eğitimi verdi
Osmanlı yemeklerinin yapımını öğrendiler
Babacan Çorum’da basın toplantısı düzenledi
Dev kaya restoranın içine düştü!
Çorum’da tarihe iz bırakanlar anlatıldı




