Son Güncelleme: 25 Haziran 2015 09:40
Türk Tarım Orman-Sen Çorum İl Başkanı Necati Gül, son dönemlerde kamu kurumlarında büyük bir ayrımcılık yaşandığını belirterek, bu ayrımcılığın yeni hükümetle birlikte sona ermesini istedi. Kamudaki ayrımcılığı sert dille eleştiren Gül, “Son yıllarda hatta son günlerde kurumlarda yaşananlar ne yazık ki eşitlik değil ayrımcılık. Bu ayrımcılığın bize yansıması ve algılanması çalışanın üye olduğu sendika. Devleti temsil edenlerin eşitliğin hayata geçmesinden sorumlu iken; ayrımcılıkta, bizzat bunun uygulayıcısı olmasının hazinliğini kelimelerle ifade edemiyorum” dedi. Necati Gül, yaptığı yazılı açıklamada; “Biz inanıyoruz ki Allah var. Yarın da var. Huzur’u mahşerde hesap da var. Hatırlatıyor vebalden kurtulmayı diliyorum. Herkesin bir planı varsa Allah’ın da vardır. Hesabın üstünde kutlu hesap vardır” ifadesini kullandı.
Gül’ün konuyla ilgili açıklaması şöyle: “Hukuk ve adaletin temel kavramlarından olan “Eşitlik” sosyal devletler açısından vazgeçilemez uygulamalardandır. Her alanda hayat bulan bu kavram iş hayatında da esaslı unsur olarak yerini almıştır. İşveren aynı iş yerinde çalışanlara eşit davranma borcu altındadır. Türk hukukunda eşit davranma borcunun dayanakları Anayasamızın 10. maddesinde yer alan Eşitlik İlkesi ve İş Kanunumuzun 5. maddesinde yer alan eşit davranma ilkesidir. Ayrımcılık; işverenin, çalışanlar arasında haksız ayrımda, keyfi davranışlarda bulunması, haklı nedenler olmaksızın çalışanlar arasında farklı uygulamalarda bulunmasıdır. Ayrımcılık, bireyin ırk, cinsiyet, uyruk, etnik köken, din ya da son zamanlarda sendika gibi, gerçek veya algılanan durumları nedeniyle olumsuz ve ayırt edici muamele görmesidir, başka bir ifadeyle ayrımcılık hukuk dışı farklı davranıştır. İşveren ile çalışan arasında bir iş ilişkisinin bulunması ve aynı işyerinin çalışanı olma eşit davranma borcunun ortaya çıkabilmesi için çalışan ve işveren arasında bir hukuki ilişkinin varlığı gerekir, bir hukuki ilişkinin varlığı olmadan eşit davranma borcunun varlığından söz edilemez. Bunun dayanağı Anayasanın “Anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” şeklindeki düzenlemeyi içeren 11. maddesidir. Hukukta eşitlik ilkesi ile aynı veya benzer durumda olanlara aynı şekilde davranılması, bu kişilere farklı işlem yapılmaması, aynı durumda olanlar arasında haklı nedenlere dayanmayan, keyfi ayrımların önlenmesi amaçlanmıştır. İşverenin eşit davranma borcunun Anayasal dayanağı Anayasanın 10. maddesidir. 10. maddenin başlığı “Kanun Önünde Eşitlik” olup, Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Son yıllarda hatta son günlerde kurumlarda yaşananlar ne yazık ki eşitlik değil ayrımcılık. Bu ayrımcılığın bize yansıması ve algılanması çalışanın üye olduğu sendika. Devleti temsil edenlerin eşitliğin hayata geçmesinden sorumlu iken; ayrımcılıkta, bizzat bunun uygulayıcısı olmasının hazinliğini kelimelerle ifade edemiyorum. Bir de buna mülki amirin kendisi bilmeden aracı edilmesini anlamak mümkün değil. Örnek mi? Hangisini söyleyeyim. Başka şeyler de var, ancak bugüne kadar sırf kurumlar içindeki ahenk bozulmasın diye sergilediğimiz davranış ne diyelim farklı anlaşılmış. Biz ne anlatırsak anlatalım bizim anlattıklarımız karşıdakinin anladığı kadarmış. Kendimizi anlatamamışız. Ne yapıldığını, ne yapılmak istenildiğini herkes biliyor, bizde biliyoruz.
7 Haziran’da yapılan seçim sonucu oluşan mecliste milletvekilleri yemin etti. Yeni bir dönem yeni bir sezon. Dilerim kurumlarda yaşanan bu durum ortadan kalkar ve çalışanlar sırf üye oldukları sendika yüzünden birileri koruma altına alınırken birileri ötekileştirilmez. Beşeri hayatta doğrular ceza ile yanlışlar ise mükâfat ile ödüllendirilebilir. Biz inanıyoruz ki Allah var. Yarın da var. Huzur’u mahşerde hesap da var. Hatırlatıyor vebalden kurtulmayı diliyorum. “Ve La Galibe İllallah” yani galip olan sadece Allah’tır. Herkesin bir planı varsa Allah’ın da vardır. Hesabın üstünde kutlu hesap vardır.”
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





Dereler taştı tarım arazileri su altında kaldı
Barajda taşkına karşı önlem alındı
Öğrenciler kendi kitaplarını yazıyor
Kavşakta çarpıştılar 7 kişi yaralandı
Hayvan sevkiyatı denetimleri sürüyor




