Son Güncelleme: 12 Nisan 2016 16:30
Ziraat Mühendisleri Odası Çorum İl Temsilcisi Necati Gül, tarımsal kalkınma ile kırsal kalkınmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek, ” Önce; kırsalın tarım demek, tarımın da kırsal demek olmadığı anlaşılmalı ve çözüm ayrı ayrı düşünülmelidir…
İnsan kalkınmasının en öncelikli hedef kitlesi kırsal yöre insanları olmalıdır. Ya da tarım olmalıdır” dedi. ZMO İl Temsilcisi Necati Gül, kırsal kalkınmayı; kırsal toplumların gelişmiş toplum statüsüne ulaştırılma çabası olarak tanımlayarak, kırsalın kalkınması için gereken tüm tedbirlerin alınmasını istedi. Gül, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Ülkeler, barındırdıkları nüfusun refah ve mutluluğunu sağlamak için, sahip oldukları kaynakları verimli bir şekilde kullanmak zorundadırlar. Bunun için bölüşüm ve tüketimin düzenli ve dengeli bir şekilde işletmesi gerekir. Eğer işletebiliyor ise ekonominin sağlıklı bir çizgi içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Kırsal kalkınma; insan yaşamına olumsuzluklar getiren kırsal çevre koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalardır. Neden yanlışta ısrar ediyor; kırsal kalkınma denilince sadece tohum, gübre, fidan, koyunkeçi dağıtımı anlıyorlar. Adeta bulduklarında bir şeyler dağıtmak için yarışa giriyorlar. Bu konuda yetki verilmiş olanların uygulamaları “tarımsal kalkınma”nın felsefesine uygun yapılmıyor. Çünkü kırsal kalkınma ekonomik, sosyal, kültürel, üretici örgütlenmesi, kırsal refah, temiz çevre, toplumsal cinsiyet eşitliği, ulaşım, bilgiye erişimleri kapsar. Hiç bunlarla gündeme gelen kurum ve kuruluş yok. Günübirlik popülist yaklaşımlar çözüm değil, içinden çıkılamaz hale getiriyor. Biraz da kırsalda refahın gerçek artışına aracılık edecek hizmetler yapılmalı. Doğuda da olsa, batıda da olsa kolaycılık ne ise hep o yapıldı. O yapılmaya da devam ediyor. Kırsal her şeye rağmen sosyolojik açıdan, ekonomik açıdan, kültürel açıdan, politik açıdan canlanmalı. Kırsal hayat bulmalı. Yoksa çok şey elimizden kayıp gidiyor. Kırsaldaki arayışlar az da olsa devam ediyor, yerinde görmek insanı mutlu ediyor, heyecanlandırıyor. Ancak kalıcı, sürdürülebilir, katılımcı ve paylaşımcı kırsal kalkınma için “iyi yönetişim” şart. Kalkınmada; tüm aktörlerin kırsal refah ve sürdürülebilir üretim için nasıl rol alabilecekleri önemlidir. Amaç eğer kırsalı güçlendirmek ise. Biri öbürünü etkiler ve tetikler iyi bir yönetişim olursa. Bir proje geliştirilmeli geçmişte olduğu gibi. Beğensek de beğenmesek de birileri çıkıp Tarım Kentleri, bir ötekisi KöyKent demişti. Tarımsal kalkınma ile kırsal kalkınmayı birbirine karıştıranların uyguladığı projeler çözüm olmadı ne tarıma ne de kırsala. Çünkü ülkenin hemen hemen her il ve ilçesinde bugüne kadar Özel İdare ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığı ile uygulanan projeler kapsamında dağıtılan 10 koyun yada 2 inek ne kırsalı kalkındırdı ne de tarımda bir başarı sağladı. Önce; kırsalın tarım demek, tarımın da kırsal demek olmadığı anlaşılmalı ve çözüm ayrı ayrı düşünülmelidir. İnsan kalkınmasının en öncelikli hedef kitlesi kırsal yöre insanları olmalıdır. Ya da tarım olmalıdır. Kırsal kalkınma çalışmaları, kırsal alan içerisinde teşhis edilen sorunların niteliği ve alternatif çözüm yollarına göre, kırsal yapıya farklı konularda ve çeşitli zaman süreçleri içerisinde müdahale edilmesidir. Basit bir tabirle kırsal kalkınma; kırsal toplumların gelişmiş toplum statüsüne ulaştırılma çabasıdır.”





Trafik kazasında 3 doktor yaralandı
MHP İl Genel Meclisi Üyesi adayları
AK parti ilçe adayları belli oldu!
Belediye başkanlığı adaylık başvuruları!
16 milyona yeni fabrika kurulacak




