Son Güncelleme: 1 Ocak 2015 12:27
Türk Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı M. Fatih Gök, 2014 yılını değerlendirdiği açıklamasında; “2014’e benzememesi dileğiyle 2015’in hayırlar getirmesini temenni ederiz.” dedi.
Kamu çalışanları, vatandaşlar, ülkemiz, milletimiz, Türk ve İslam alemi için zor ve kötü günler yaşadığımız bir yılı geride bıraktığımızı ifade eden Gök, geride bıraktığımız yıl ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı;
“Komşu ülkelerde yaşanan savaş ve terörde yüzbinlerce insan hayatını kaybetti. Filistin’den Doğu Türkistan’a kadar dünyanın birçok yerinde Müslümanlar zulme uğradı, katledildi. Irak’ta ve Suriye’de Türkmenler katliama uğradı. Başta Suriyeliler olmak üzere ülkesindeki yaşanan savaştan kaçan milyonlar ülkemize sığındı.
Çevremizin yangın yerine dönerken ülkemizde de terörizm ve teröristeler verilen tavizler ile iş cinayetleri 2014’te yüreğimizi yaktı.
Bölücülere hükümetin verdiği tavizler nedeni ile terörizm şehre indi. Çarşıda, pazarda yani şehrin ortasında polislerimiz ve askerlerimiz şehit edildi. Ayn El Arap (Kobani) bahane edilerek eşkıyalar birçok ili savaş alanına çevirdi ve 46 vatandaşımız hayatını kaybetti.
Bölücübaşı için hapishaneden çıkış tarihini bile dillendirildiği, teröristlerin her gün demeçler verdiği ve hükümet yetkilileri tarafından muhatap kabul edilip görüşmeler gerçekleştirildiği bir yılı olan 2014’te şehitlerimiz kemikleri sızlatıldı. Gazilerimizde otobüslerde hakaretlere uğrayıp dayak yedi.
Ülkemizde yürüklerimizi dağlayan bir başka olay ise yaşanan iş cinayetleri oldu. Soma’da ve Ermenek’te madencilerimiz, İstanbul’da asansörde inşaat işçilerimiz, Isparta’da ise meyve toplayan işçilerimizi iş cinayetlerine kurban verdik. Türkiye’de yazık ki birçok durumda olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yasal düzenlemelerin kağıt üstünde kaldığına şahit olduk.
2014’te bu cinayetlere doğa katliamları da eklendi. Binlerce zeytin ağacı, ormanlık alan para ve rant için tarumar edildi. Parklardaki, yollardaki ağaçlara bile kesildi.
Demokrasi açısından ise 2014 yılı tam bir felaket yılı olarak tarihe geçti. Sosyal medyaya uygulanan yasaklar, televizyon ve gazetelere yapılan baskınlar, seçim günü trafolara giren kediler, sivil toplum örgütlerinin talimatla imzaladığı bildiriler gibi demokrasinin rafa kaldırıldığı birçok olaya şahit olduk. İşin garibi tüm bunlar yapılırken ileri demokrasi nutukları atıldığını da duyduk.
2014 yılını kamu çalışanları açısından değerlendirdiğimizde ise ortaya ağır bir tahribat çıkmaktadır. Bir Bu yıl kamu çalışanları kendileri için hiçte hayırlı olmayan ilkleri yaşadılar.
İlk defa 2014’te kamu çalışanları sözde yetkili konfederasyonun hüneriyle hükümetin teklifinden daha düşük bir zammı aldılar.
2014 yılında memurlar tarihte ilk defa temmuz ayında maaş zammı alamadılar.
İlk defa 2014 yılında yine sözde yetkili konfederasyonun toplu sözleşme rezaletiyle enflasyon farkından mahrum kaldılar.
2014 yılında 123 TL’lik zammın ortalama memur maaşlarına yansıması yüzde 5.2 olurken enflasyon yılın ilk 11 ayında 9.2 çıktı. Yıl sonunda ise yüzde 10’u aşacağı öngörülmekte. Yani enflasyon canavarı hem memurun zammını yuttu. Hem de zam kadar bir oranı maaşından çekti aldı. Memur 2014 yılında zarar etti. Bu zarar öyle bir boyuta ulaşmıştır ki 2015 yılındaki yüzde 3+3’lük artış bu zararı daha da katmerleştirecektir.
2014 yılında sabit ek ödemeye, aile yardımına ve maaş dışı tüm ödemelere bir kuruş bile zam yapılmadı. Bununda altında tabi ki Sözde yetkili konfederasyonun imzası vardı.
Malum Sen’ciler, Yıpranma Payı, Kreş ve lisans tamamlama konusunda ise Mayıs ayından beri müjde vermekten usanmadılar. Hatta lisans tamamlama hayırlı olsun diye mesaj bile attılar. Bugün lisans tamamlama için kayıt yaptıran bir sağlıkçı yok. Ortada ne protokol ne başlama tarihi var.
Kreş için 2007 yılında çıkan bir genelgenin aynısını tekrar bakanlık yayındı. 2014 yılında hiçbir kurumda kreş açılmadı.
Yıpranma payı ise ancak dilde kaldı. Mayıs ayından beri onlarca yasa çıktı. Torba yasalar bir günde meclisten çıktı. Ama yıpranma payı yasalaşmadı. Bırakın yasayı taslağı bile yayınlanmadı.
Performansa dayalı döner sermaye ek ödemeleri 1 TL’ye kadar düştü, çalışanların sabit ek ödemeye mahkum edilmek istenildi.
Tüm nöbet ücretleri günümüz şartlarına göre arttırılmadı ama aile hekimlerine nöbet yasalaştı.
112 çalışanların kılık kıyafet ve yemek sorunu gibi emel ihtiyaçlarının karşılanmasında mevzuat çıkarılmasına rağmen sorunlar tamamen çözülmedi.
Hizmetlilerimize hak ettikleri ve işini yaptıkları memurluk kadrosu verilmedi. 4/C’lilerin, Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının kadro talebi görmezden gelindi. 4/C’lilere kadro kırmızı çizgimiz diyenler, kendi siyasi ikballeri uğruna toplu sözleşme masasında kırmızı çizgilerini unutarak anlaştılar.
2014’te tüm bu yaptıkları yetmedi daha da azdılar. Yılın son günlerinde Maaşta yaptıkları ihanete, promosyonda da rezaleti ekleyerek 275 Bin Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı görev yapan sağlık çalışanı için felaket sayılabilecek bir promosyon anlaşması yaptılar. 5 yıllığına yani yaklaşık iki promosyon döneminde 2375 TL’ye anlaştılar. Onu da 5 yılda 5 taksitte ödenmesini isteyip iyice pula çevirdiler. Oysa, Kayseri Erciyes Üniversitesinde şubemiz, promosyon anlaşmasında 3 yıllığına tek seferde ödenmek suretiyle 2 Bin 350 TL karşılığında anlaşma imzalanmıştır. Ege Üniversitesinde Türk Sağlık-Sen İzmir Üniversite şubemizde 3 yıllığına tek seferde peşin olarak kişi başına 2 bin 158 TL’lik bir promosyon anlaşması imzalamıştır. Sadece bu iki örnek 275 bin kişinin promosyon parasında nasıl bir zarar açtıklarının göstergesidir.
2014 yılı yetkili konfederasyon ve yetkili sendika yüzünden kamu çalışanları için çok sıkıntılı geçmiş 2015 yılını da attıkları imza ile şimdiden zindana çevirmişlerdir.
Bu halleri ile 2015 yılında yapılacak ve 2016 ile 2017 maaşını belirleyecek toplum sözleşmeyede yetkili olarak otururlarsa ne yapacaklarını kestirmek zor değildir. Kamu çalışanı 2016 ve 2017 yılına kendi bütçesine, cebindeki parasına sahip çıkmalıdır. Bunlara üye olarak kalmamalı, yetkili olarak toplu sözleşme masasına oturtmamalıdır. Yani sarı sendikaya kırmızı kartı çıkartmalıdır.
Herşeye rağmen kamu çalışanları ve Büyük Türk Milletinin ferasetine güveniyor, başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere 2015 yılının tüm kamu çalışanlarına, milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini temenni ediyor, saygılar sunuyoruz.”
Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





Otomobil takla attı: 5 yaralı
Polisler yaşlı teyzeyi mutlu etti
Çorum’da kurban kesim yerleri belli oldu
Çorum’a kuvvetli yağış uyarısı!
Kurbanlık tosun genco alıcısını bekliyor




