Son Güncelleme: 26 Şubat 2016 11:45
Çorum Ülkü Evleri Mütevelli Heyeti eski Başkanı Bekir Özsaçmacı; “Bugün Milliyetçi Hareket içerisinde siyaset yapanlar, problemlerini içeride kendileri çözmeye yeterli ve yetkindirler. Biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz. MHP’yi dizayn etmeye çalışma ve akıl verme hakkına sahip değilsiniz” dedi…
Bekir Özsaçmacı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Türk ocakları Çorum şubesinin Kamuoyu nezdinde Mhp ve Ülkücü hareket üzerinde belirleyici olduğu izlenimi vermeye yönelik basın açıklamasına mücadele zemininde taraf olduğumdan cevap verme ihtiyacı duydum. Öncelikle kendi kabul işaretlerimizin yargılama metotlarına göre işaretlenecek olsak; biz başkaları için hüküm verirken nasıl bir yol izliyorsak… Bizimle ilgili de aynı yöntemlerle hükümler verilecek olsa… Sonuçta nasıl karneler ortaya çıkardı? Sanıyorsunuz ki kimse size cevap veremez. Birde bizim tarafımızdan bakalım o halde; Neyin yetmezliği. Bastırılmış duygularınızı tatmin edecek değiliz.
Dur bakalım; her dönemde bizimle hesaplaşıp hesap soruyorsunuz buldunuz sessiz, tökezledikçe vuruyorsunuz. Önce biz ve siz neyiz onu tanımlayamadık, bunca yapılandan sonra ne bir özür var ne bir yüzleşme halen devam ediyorsunuz. Tarihî oluşumların farklı milliyetçilikler oluşturduğu genellemelerle konuya yaklaşanlar bilmelidir ki, teorik bir varsayımdan uzaklaşmak gerekiyor. Nesnel kriterlerle şekillenen milliyetçilik fikri ile irade ile şekillenen milliyetçilik fikrinin iki ayrı akım olarak alınmasını tarihsel gerçeklikle bağdaştırmayarak aslında kültür ile iktidarın birleştiği noktalarda farklılaşan milliyetçilikleri vurgulamak Batı Avrupa tecrübesinin tarihî tayin ediciliğini kabul edenlerdir.
Buralı olduğunu iddia edip topluma ve kamuoyunu kandırmaya yönelik söylemleriniz benim ve benim gibi düşünenlerin nezdinde dikkate alınmamaktadır. Şöyle ki başka yerlerde besin alıp semirmeniz bura ile ilgili ideolojik yol haritası yapmaya çalışmanız çelişmektedir. Doğru ile yanlışın isimler ile kavramların bir birine girdiği bu süreçte durduğunuz yerin adı Türk olsa bile bu sizin milliyetçiliğinizi ve nasıl olduğunuzu ispatlamaz. Hayatınızın hangi evresinde milliyetçilik adına bir doktriner çalışma içersinde bulundunuz. Bünyeniz kripto üye sarmalında, Türk devlet yapısına hınç alma, bilinç altı duygularının dikey örgütlenmelerle Türk milletinden intikam almak isteyen her türlü cemaat, tarikat, örgüt ve yabancı locaların direk etkileri yaptığınız hamlelerde gözlemlenmektedir.
Türk milliyetçiliğin siyasal temsil ve söylemlerini ifade eden Ülkücü hareketle 80’li yıllarda, özellikle 90’lı yıllarda sıkıntılı süreçlerden geçerken hep ortaya çıktınız. Biz anlıyoruz ki tökezlediğimiz zaman tekmenizin hazır olduğunu hep gördük yaşadık. Bugün milliyetçi hareket içerisinde siyaset yapanlar problemlerini içeride kendileri çözmeye yeterli ve yetkindirler. Bizler için zor ve sıkıntılı olan süreçleri kendinize doğru çevirmenize, bu hareket adına mevki sahibiymişçesine açıklama yapmanıza karşı çıkacağımı belirterek tek başıma da olsam örgütünüzle mücadele edebilme azmine sahibim. Biz kendi meselemizi kendimiz hallederiz MHP’yi dizayn etmeye çalışmak akıl vermek hakkına sahip değilsiniz, sanıyorsunuz ki meydan boş açıklama yapalım, bunlardan kimse cevap veremez diye düşünüyorsunuz. Kurumsal olarak ta cevap vereceklerdir size, ben Türk milliyetçiliği ideolojisinin bilgi ve tecrübesine dayalı siyasi kimlikle kendimi tanımlayarak bireysel olarak bu cevabı veriyorum. Bu cevabı verme gereğime gelince; birincisi mensubu bulunduğum siyasi hareket ile ilgili üçüncü şahıslar yada alakasız (Türk Ocağı) yerden yapılan açıklamalar. İkincisi, 90’lı yıllarda Ülkücü hareketle her zeminde mücadele ederek içlerindeki hınç alma duyguları ile bizimle savaş halinde olan Türk ocağı örgütlenmesi.(ben bu mücadelede taraf olarak tanığım) Üçüncüsü, bunlar nasılsa kendi dertlerine düştü bizde bir yerinden vuralım düşüncesinde olanlara, gördüklerinizle – göremedikleriniz arasındaki farkı hatırlatmaktır. Bünyenizde barındırıp içimize salmaya çalıştığınız, kafasına yediği tespih darbesinden travma geçirenleri biliyoruz, sizide…
İnsanoğlu hayata geldikten sonra istekleri de başlar. Fıtratında olan bir şeydir ya, sürekli memnuniyetsizdir. Hayatta, istekleri ve arzularının peşinden gider. Çoğu kez isteklerine kavuşamaz, ancak hep ümitlidir. Yola devam eder… Her türlü engeli aşar, yine de istek ve arzularının sonu yoktur. İstediği noktaya varacağını sanırken, sona gelir. Ve maddiyatı dünyada bırakıp, ahrete göçer. Bizlerin bir aşkı bir romantizmi var tıpkı Mehlika Sultana asık yedi genç misali, bizlerde arzu ve isteklerimize ulaşmak adına yaşadığımız emel gurbeti ile açıklaya biliriz bu aşkımızı. Aşklarında hikâyeleri vardır. Bizim bir hikâyemiz vardır. Şimdi siz düşünün bir aşkın hikayesi halen açığa çıkmadıysa ya çok iyi korunduğundan yada gerçek bir hikayesi olmadığındandır.





Mehmet Sarı’nın oğlu dünya evine girdi
Trafik kazasında 3 doktor yaralandı
Türkiye yüzyılı bizim yüzyılımızdır
Çorum’a dev yatırım müjdesi!
Çorum havaalanını gündeme taşıdı




