Son Güncelleme: 24 Aralık 2015 14:01
Çorum’daki Eğitim sendikalarının yöneticileri, Türk Eğitim Sen Çorum Şubesi’nde bir araya gelerek öğretmenlere yönelik şiddeti protesto etti…
Çorum’da eğitim sendikalarının temsilcileri, öğretmenlere uygulanan şiddeti protesto etmek amacıyla bir araya gelerek, ortak basın toplantısı gerçekleştirdiler. Türk Eğitim Sen Çorum Şubesi öncülüğünde Eğitim Sen, Demokrat Eğitimciler Sendikası, Aktif Eğitimciler Sendikası, Anadolu Eğitim Sendikası, Eğitim İş Sendikası, Eğitim Kurumları Çalışanları Sendikası ve Özgür Eğitim Sen’in katılımıyla düzenlenen toplantıda, sendikalar adına basın açıklamasını Türk Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Selim Aydın yaptı. Açıklamanın sonunda eğitim sendikalarının yöneticileri kalem kırarak şiddeti protesto etti. “Selim Aydın, sendikalar adına yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Tek gayesi öğrencilerin yetişmesine vesile olan ve bir zamanlar toplumun kanaat önderi olan öğretmenlerin, hak etmedikleri bir şekilde fiili saldırı ve hakaretlere maruz kaldığını da vurgulayarak, görevlerini yapamaz hale geldiklerini ifade etti. “Son yıllarda öğretmene yönelik artan şiddet olaylarını protesto etmek, bu noktada yetkilileri eğitim çalışanlarına sahip çıkmaya davet etmek için toplanmış bulunmaktayız. Gün geçmiyor ki, ülkemizin bir köşesinde öğretmene şiddet, taciz gibi olaylar yaşanmasın. Okullarda şiddet, moral, motivasyon ve heyecan kaybına neden olan bir durumdur. Hâlâ anlayabilmiş değiliz; kendisini öğrencilerine, ülkemizin aydınlık geleceğine adamış öğretmenlerimizle birilerinin alıp veremediği nedir? Tek gayesi çocuklarımızın yetişmesine vesile olmak, öğrencilerine bilgi ve birikimlerini aktarmak olan öğretmenlerimiz, bir zamanlar toplumun kanaat önderi olan öğretmenlerimiz, hiç hak etmedikleri bir şekilde bazı öğrenci velilerinin fiili saldırısına ve hakaretlerine maruz kalmış, işlerini yapamaz hale gelmişlerdir. Bu nasıl bir cürettir? Görevini yapmaya çalışan öğretmene bu tavırlar asla kabul edilemez. Evde iki çocuğunun beş dakikalık gürültüsüne dayanamayanlar, okulda yüzlerce çocuğun güvenlik ve disiplin içerisindeki eğitimi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayanlara nasıl böyle fütursuzca davranabiliyor? Bu, güç gösterisi midir, ego tatmini midir? Çocuğu adına ve bu ülkenin istikbali adına bu işin yararı ve kerameti nedir? Hiç okul yönetmiş midir bu veliler, ya da hiç derse girip öğrencilere iki konu anlatmış mıdır?
‘ÖĞRETMENLER SAHİPSİZ DEĞİLLER’
Sendika temsilcileri olarak tek bir gerçeği haykırmak için burada toplandık: Herkes şunu iyi bilsin ki, öğretmen sahipsiz değildir. Öğretmen güçlüdür. Çünkü sahipsiz zannettiğiniz öğretmenin arkasında bütün sendikalar dimdik durmaktadır ve sonuna kadar onun hakkını arayacak kararlılıktadır. Yani herkes hesabını, kitabını ona göre yapsın; herkes egosunu tatmin edecek, gücünü, kudretini gösterecek başka kum torbası arasın. Bu sorumsuz ve ahlak dışı hadiselerin de üstesinden gelebilecek kadar büyük ve güçlüyüz. Yıllardır kamuoyuna ‘öğretmenlerimizi değersizleştirmeyin, yoksa ülkenin geleceği olmaz. Millet olarak, ülkeyi yönetenler olarak öğretmenlerimize sahip çıktığımızı her fırsatta gösterin’ diyoruz. Ama bu ülkeyi yönetenler ne yazık ki öğretmenlerin yaptığı işleri küçülten, onları toplumda horlayan açıklamalar yapıyor. Milli Eğitim Bakanları da zaman zaman bu hatayı yapıyor. Siz öğretmenleri kazanmadan Türk milli eğitiminin yaşadığı sorunları çözebilir misiniz? Eğitim davasında başarılı olmadan-hangi siyasi iktidar olursa olsun, hangi projeyi uygularsanız uygulayın Türkiye’ye çağ atlatabilir misiniz? Hayır. Dün, ‘Eti senin, kemiği benim’ diyerek çocuklarının her şeyini öğretmene teslim eden öğrenci velilerimiz, maalesef elbette hepsi için söylemiyorum ama bir kısmı sanki öğretmeni bir şamar oğlanı olarak görüyor. Değersiz bir insan olarak görüyor.
‘EZİLEN HEP ÖĞRETMENLER’
“Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘velilerimizi üzmeyin’ şeklindeki açıklamaları özellikle velilerimizi şımartmıştır. Veliler, okula gelerek, öğretmenleri darp edebilmektedir. Bunu ise bir hak olarak görmektedirler. Bu ifadeyi okul idarecilerimiz ve yetkililer yanlış anlamış olmalı ki hep ezilen hep yıpranan taraf öğretmenlerimiz olmuştur. Veliden hakaret işiten öğretmen okul müdürüne durumu izah ediyor. Okul müdürü; Hocam bir kulağından girsin, diğer kulağından çıksın diyor. Veli tarafından sözlü ve fiili saldırıya uğrayan öğretmen durumu yine okul idaresine bildiriyor. “Hocam büyütmeyelim” diye davranıyor. Ne zaman büyüteceğiz acaba bu meseleyi? Okullarda bir şiddetin meydana gelmesi halinde eğer bu olay açığa çıkartılmayıp es geçilirse sanki alttan alta bu durum taraflarca kabul görmüş gibi bir algı oluşmasına neden olmaktadır. Hatta kimi zaman fısıltı ile diğer velilere de ulaşmaktadır. Bundan dolayı eğer yaşanmış bir olay varsa bu kötü ve üzücü durumun giderilmesi, olayın netliğe kavuşturulması en erken vakitte yapılmalıdır. Sorumlulardan hesap sorulmalıdır.
‘MEB, SALDIRILARIN TAKİPÇİSİ OLMALIDIR’
Bugün okullarımızda halen özel güvenlik tedbirlerinin alınamaması, velilerimizin ihmalkâr davranması, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda şiddete yönelik gerekli tedbirleri almaması öğretmenlere saldırıyı her geçen gün artırmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimcilere yönelik her saldırının sıkı takipçisi olmalıdır. MEB Hukuk Müşavirliği kanalıyla yargıya intikal etmiş davalarda kendi personelinin yanında olduğunu göstermelidir. Bakanlık nerede duracağı belli olmayan bu şiddetin olaylarının bir an önce son bulması için gereğini yapmalıdır. Tüm velilerimizi öğretmenlerimize sahip çıkmaya davet ediyorum. Öğretmenlerimize sahip çıkmak, çocuklarımıza sahip çıkmaktır. Çünkü itibarlı bir öğretmen, öğrencinin gözünde kıymeti olan bir öğretmen, daha iyi öğretebilen, çocuklara daha iyi bir gelecek hazırlayabilen öğretmendir.
‘TEK SİLAHIMIZ OLAN KALEMLERİMİZİ KIRIYORUZ’
Öğretmene uzanan eller adaletle kırılmayacaksa bizler tek silahımız olan kalemlerimizi burada kırıyoruz.”





Trafik kazasında 3 doktor yaralandı
Çorumlu öğrenci LGS’de tam puan aldı
Çorum BİLSEM’den Türkiye ikinciliği
Okul koridoru sergilere ev sahipliği yapıyor
Çorum’a 9 yeni okul açılıyor




