ÇORUM TİME

GÜNCEL SORUNUMUZ ÜMMET VE DAVET BİLİNCİ

GÜNCEL SORUNUMUZ ÜMMET VE DAVET BİLİNCİ
Çorum Time Haber Hattı 333 01 20( [email protected] )
10 Mart 2015 - 10:06

Son Güncelleme: 10 Mart 2015 10:06 1Gül Gençlik Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilen, ‘Güncel Sorunumuz Ümmet Ve Davet Bilinci’ konulu konferans İlim Yayma Cemiyeti Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Araştırmacı Yazar Ramazan Kayan’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin ilki Alaca Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde başladı.
İHL öğrencilerine Mavi Marmara Gemisi’nin en genç şehidi Furkan Doğan’ın örnek hayatını anlatan Kayan, akşam da Belediye Kültür Salonu’nda halka açık konferans verdi. Çorum Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine Furkan Doğan’ı anlatan Kayan, yoğun ilgi gördü.
Öğrenciler her iki sohbette ökendi emsalleri olan şehit Furkan Doğan’ı göz yaşları içerisinde örnek alırcasına dinlediler. Ardından İmam Hatip Camii’nde halka vaaz veren Kayan, İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerine bizzat yaşadığı 28 Şubat Post Modern darbesini aktardı.
‘Güncel Sorunumuz Ümmet Ve Davet Bilinci’ konulu konferans Merkez Ayaz köyü İmam Hatibi Şaban Erci’nin Kur’an-ı Kerim tilaveti, Nihat Piriçci’nin mealini okuması ve Dernek Başkanı Yakut Bozdoğan’ın açılış konuşması ile başladı.
Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Araştırmacı Yazar Ramazan Kayan, ‘İki günü birbirine denk geçen ziyandadır’ hadisi şerifini örnek vererek, Derdi olanın derneği de olur, Derdiniz yoksa derneğinizde olmaz onun için buradayız.” Dedi.
Türkiye hatta tüm insanlığın İslam’a susadığını belirten Kayan, gözyaşlarını tutamayan gençlikten ümitlerin kesilmemesi, yeter ki gençliğin damarlarına nasıl girileceğinin bilinmesi gerektiğini söyledi.
Kayan, konuşmasında özetle şöyle dedi: “Kalan ömrümüze neler sığdıracağımızı düşüneceğiz bu konular bireysel olarak altından kalkacağımız şeyler değildir bu salona gelirken vazife almak için geldiğimizi bilelim bu program bize neler katacak bunu paylaşacağız.
Bilgi noktasında eksikliğimiz yok ancak amel ve davet konusunda eksikliğimiz var toplumlar bildiklerini, öğrendiklerini paylaşmıyorsa işte o zaman cehaletten korkmak gerekir. İki türlü ümmet vardır; Ümmeti İcabet, Ümmeti Davet sizler ümmeti icabetsiniz şayet ümmeti daveti gerçekleştirmiyorsak vebal altındayız demektir. Bizler sadece öğüt vermek için değil ümmet olmak için gönderildik ancak ümmet olmak için davet şarttır. Şehit olmak değil, Şahit olmak önemli Şahit olursanız Şehitlik işte o zaman nasip olur, insanların her türlü dalaletten kurtuluşu için mücadele etmek ve kurtuluşa vesile olanlara şahit diyoruz. Rabbimiz bizleri şahitlerden yaz diye yalvarıyoruz. Yeryüzünün halifesi olma misyonunu o zaman yerine getirmiş oluruz.
Peygamber efendimizi en çok üzen iki zor olay vardır; 1. Fetret-ül Vahiy (Vahyin Kesilmesi),
2. Davetine İcabet Etmeyenlerin Hali. Vahiy kesilince peygamber efendimiz acaba bir yanlışım mı var diye kendini sorguladı, eğer bizler ilim sohbet meclislerine katılamıyorsak kendimizi sorgulamalıyız.
Türkiye de namaz kılmayanların oranı %80 açlıktan ölmek mi? donarak ölmek mi? yoksa namazsız ölmek mi? daha tehlikeli. Duamızın kabul olmamasından korkmayalım dua etmeyi bırakmaktan korkalım, davet etmek zor değil davetçi ruhunun kaybolması daha tehlikelidir. Her imkân elimizde ama bizde gayret yok nöbet alanını terk ettiğimiz için kendi çocuklarımız tehlikeye giriyor.
Önceliklerimiz değişti. (İslam derdi, insanlık hedefi kaçıncı sırada) Mücadelemizin yerini alışkanlıklar geçti. (Salih Amellerin yerini sosyal etkinlikler aldı) Korkularımız değişti. (Toplumları silahlar, savaşlar yok etmez korkuları yok eder-Kral Feyyaz-) Kasvetler arttı, kalpler katılaştı. (Kalbimizin aklımıza eşlik etmesi lazım, takva, haşyet, huşu) Karamsar ve negatif düşünceler çoğaldı. Umutsuzluk, ufuksuzluk, umursamazlık, bencillik ve boş vermişlik arttı. Dünyevileşmek arttı (Ahreti ıskalamak, dünyayı önemsemek davayı öldürüyor) Sıradanlaşma arttı. ( Hassaslıkların azalması)
Hayat boşluk kabul etmez, Hak ile meşgul olmayanı batıl istila eder, nöbet yerimizi terk ettik, gençliği çetelere, haydutlara, yaramazlara teslim ettik şimdi kendi çocuklarımızı koruyamıyoruz. Nöbet yerlerimize bir önce dönmeliyiz.
Allah’ın verdiği potansiyeli O’nun yolunda kullanmalıyız. Almanya’ da Güldeste derneğinin kurucusu vücudunun tamamı felçli sadece üç parmağını kullanabilen kitaplar yazan, hayatını İslam’a adamış hayatını bu uğurda kaybetmiş 30 yaşındaki Gülseren Gümüş bacımız, yine sadece kafasını oynatabilen tekerlekli sandalyeye mahkûm ama buna rağmen hayatını İslam’a, Filistin’in kurtuluşuna adamış ve şehit olmuş Şeyh Ahmet Yasin bizler için örnek olmalı. Dava kas, bilek işi değil bilakis yürek işidir. Acaba neyimizi eksik bıraktık da yürekler yavaşladı.
Bu ümmet önce rüya görmeli, çünkü Hz. Yusuf önce Mısır’ın rüyasını gördü sonra fethetti, Selahattin-i Eyyub-i Kudüs’ün rüyasını gördü sonra fethetti, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un rüyasını gördü ve Kostantini fethetti. Rüya görmezseniz kâbus görürsünüz o nedenle rüya görmek gerekir rüya görebilmek için uyumak gerekir rüyalarımızı gerçekleşebilmesi içinse uyanmamız uyandırmamız gerekir. Bedel ödememiz gerekir bedel ödemezsek rüyamız gerçekleşmez.
Her birimizin mutlaka yapabilecekleri vardır. Rüyalarımızın gerçekleşebilmesi için şu dört damla olmazsa olmazdır; 1. Şehitlerin kandamlası, 2. Âlim’lerin mürekkep damlası, 3. Dava adamlarının ter damlası ve 4. Mazlumların gözyaşı damlası. Bu dönemde imanı elde tutmak ateşten gömlek gibidir, ateşten gömlek giyerseniz ateşten kurtulursunuz. Zillet ve korku gömleklerini çıkarıp takva gömleklerimizi giymemiz gerekir ümmet gerçeğinden daha güçlü bir duygu yoktur.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

ÇORUM'UN EN BÜYÜK HABER SİTESİ

Jojobet GirişmarsbahisMarsbahisCasibom GirişCasibom Girişmarsbahis giriş